Touch To Start !

"Herşeye karışan bir insanın özeti..."mi,asla!

Perşembe, Ekim 05, 2006

Hukuk Neden İşlemiyor?


Evet işte,olmayan bir şey hakkında konuşacağım şu an,HUKUK.Aslında kimsenin bununla ilgilendiği yok,hukukun varlığı yokluğu çok önemli değil,en azından var olan kısmının işleyip işlemediği bizi ilgilendiriyor.Peki bu beni neden ilgilendiriyor acaba?Şu an 4. sınıfta okuyorum,gelecek sene avukat mı olucam yoksa hakim-savcı mı?Belki de yüksek lisans yapar,araştırma görevlisi olurum,kimbilir.Ama olmayan birşey ile uğraşacağım kesin,sadece teorilerle.Halbuki bunların teoriden çok kanun olması gerekmiyor mu?Gerekse de kimi ilgilendiriyor.Arada sırada forumda da bunlardan bahsetmişliğim oldu fakat forumda nereye kadar bahsedebilirim ki bunlardan.Konuya dönersem şu olgulardan daha rahat bahsedebilirim:

İnsan hayatı bazı temel ihtiyaçlardan oluşur ki bunların en temeli sağlıktır.Fakat insan bunun dışında topluma da ihtiyaç duyar.İşte buraya kadar olan gereksiz bilgiden sonra gerekli kısma geçelim.Toplum demek birden fazla insan,birden fazla insan ise uyulması gereken kurallar demektir.Peki ya bu kuralları algılamak sadece hukukçuları ilgilendiren bir durum mu?Hepimizin düştüğü hatalardan veya düşeceği hatalardan birisine değinmek istiyorum.

Yolda gidiyoruz,köşe başında bir bakkal gördük ve canımız sakız istedi.Şimdi buraya kadar olan kısmı hiçkimseyi ilgilendirmiyor.Bakkaldan 1 sakız istedik ve 10 ykr verdik,işte burası hukukun ilgi alanına giriyor.Çünkü bu bir satım sözleşmesi ve sözleşmeler de hukukun konusunu oluşturur.Ama bu sözleşmeden bir ihtilaf doğmazsa sorun yoktur,doğarsa bu hukukun ilgi alanına girer.Şimdi birkaç cümle geriye gidiyorum ve o cümleyi değiştirerek tekrar yazıyorum.Canımız sakız istedi ve bunu çalmayı düşündük.Evet işte bu kısmı da hukuku ilgilendirmez çünkü bunun bir suç oluşturabilmesi için veya haksız fiil oluşturabilmesi için icra hareketlerine başlanmış olması gerekir.Yai hazırlık hareketleri ayrı bir suç oluşturmuyorsa bu bir suç değildir.Mesela sakızı çalmak için koşuyorsam ama bakkalın yanına geldiğimde vazgeçmişsem,koşma eylemi bir suç oluşturmadığı için sadece hazırlık hareketidir ve suç değildir.Ayrıca çalmayı düşündüğümü sesli söylememde suç değildir.Peki bir dönem düşünce suçu diye basbas bağırdıkları şey ne idi?Çoğumuzun yaşı yetmediği,çoğumuz ise bunu cidden bir suç olarak algıladığımız için olayın dalga boyutunu öğrenememiştik.Bu ülkemizdeki işlemeyen hukukun bir örneği idi.Peki bu suçu işleyenler nasıl yargılandı;işte orası meçhul.Bu örneği geliştirelim:

Ruhsatlı bir silahımız var.Arkadaşımız ise birini öldüreceğinden bahsetti ve bizden yardım istedi.Sözü geçen arkadaşımız Istanbul'da mesela biz de Adana'dayız.Bu silahla otobüse bindim İstanbul'a doğru yola çıktım.Peki ne oldu?Yolda Jandarmalar çevirdi,silahı gördü ve neden taşıdığımızı sordu.Bizde gerçekleri anlattık ve bu yüzden karakola götürüldük,ama o sırada arkadaşımız umudu kesince cinayeti başka bir silahla işledi.Eeee ne olacak şimdi!O zaman biz suçsuz sayılırız,neden?Çünkü elimizde ruhsatlı tabancamızla sonucu artık bizi ilgilendirmeyen bir iş yaptık,yani sırf bu sebepten dolayı suçlanamayız.Ama Bunu engelleyebileceğimiz halde hiçbir girişimde bulunmamışsak artık bu nedenle suçlu sayılırız.Peki bu olay ülkemizde neden pek farklı sonuçlara yol açıyor,yani belki sırf bu sebeple suçsuz binlerce kişi hapiste oluyor?Sebebi hukukun temellerinin olmaması.1 senede hiç açığı olmayan avukatlık sektörüne 1000'lerce avukat,adliyelere ise gereğinden az hakim-savcı giriyor.Yetmiyormuş gibi iktibas (alıntı)edilmiş kanunlarımız,vatandaşın çoğuna dayatma gibi geliyor ve kimse var olan kurallara bağlanamıyor,saygı duyamıyor.Ayrıca avukatlar gereği kadar para kazanamadıkları için belki sahte delillere başvurarak belki de gizli mevkilere rüşvet yedirerek suçsuz kişileri hapse tıkabiliyorlar.Yani hukuk kendi içinde farklı bir dünya yaratarak yaşamaya devam ediyor.

Peki bunun önüne nasıl geçeceğiz,nasıl bu hukuku işler hale getireceğiz?Hukuku sekteye uğrayan devletler yıkılmaya mahkumdurlar.Roma bile sırf bu sebepten yıkıldı,içten yavaş yavaş parçalanarak.Çünkü yasama-yürütme-yargı üçlemesi eskiden sayıları bilinmeyen magistralıklara dağılmış iken,yıkılacağı dönemde(dominatus-son imparatorluk dönemi) sadece imparatora aitti,ayrıca senato ve halk meclislerinin görevleri sembolik hale getirilmişti.Eskiden Roma'da yaşayanlara ait olan Roma vatandaşlığı ünvanı ve sadece onlara uygulanan hukuk kuralları(ius civile) İmparator Caracalla zamanında tüm ırklara roma vatandaşı ünvanı verilerek(imparatorluk sınırları içindeki ırklara ve kölelere) ius civile'nin yetersiz kalmasını sağladı.Ve Roma parçalandı.Yani anlayacağımız şey budur ki,bu işlevsizliğin önüne geçilemediği gibi hukuk hakkında verilen her yanlış karar bizi sona yaklaştıracaktır...

2 Yorum:

  • saat: Cuma, Ekim 06, 2006 11:58:00 ÖS , Blogger Pathologic dedi ki...

    Abi ben ne diyeyim işte.Sen olayın içinde olduğun için uzun uzun bahsetmişin.
    Benim hukuk bilgim senin yanında devede kıl tanesi gibi kalır.Ama senden ricam yarın bir gün hakim falan olursan allasen şu davaları kısa kes.Muhtemelen bir sürü hakimde ellerinde olmayan bin sebeten dolayı bir davayı erteliyolardır(bir evrak eksik hooop erteleme).Ama sen işin doğrusnu görüp hırsıza suçunu masuma beraatini veriver yahu.(Ulen %bi milyon haklı olduğumuz bi tapu olayı vardı ama tapuyu almak 5 sene sürdü ya)

     
  • saat: Cumartesi, Ekim 07, 2006 12:17:00 ÖÖ , Blogger Rattlehead dedi ki...

    onunla ilgili bir olay sana;

    adamın birinin tayini istanbul'dan mardin'e çıkmış.tabi adamın hayat düzeni falan altüst olmuş,o yüzden dava açmış tayin işlemini iptal etmek için.dava 7 sene sonra hakimin değişmesi ile(ki o da başka bir hakimin tayini ile)hemen karara bağlanmış.yani davacının istemi kabul edilmiş,iptal edilmiş tayin.adam ise hakime:"kurbanın olayım açtığım davayı reddet ben mardin'e alıştım bi daha istanbula taşınmayayım." demiş.Artık bu nasıl adaletse...:D

     

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa